6 Mart 2011 Pazar

Mum Işığında Deli Saçması

İnsan bazen o kadar üzülüyor ki neye üzüldüğünü dahi unutup hala aynı ruh halinde dakikalarca daha devam edebiliyor. Sonra bu seans bitip bir bilinç anına ulaşılıyor ama bu da durumu değiştiremiyor. Duyguların öyle yoğunlaşmışken başka bir şey düşünmek imkansız hale geldiği için öylece devam ediyorsun. Üzüntüye üzülüp yasını tutuyorsun. Acı çekmeyi kabulleniyorsun.
"Küçük bir sızı isterim, ağrılar sancılar gelir" demiş Sabahattin Ali. Melankoli daha iyi anlatılamaz herhalde. Bir tetikleyici her zaman mevcut, ona şüphe yok; ama sonrası insanın kendi seçimine kalıyor. Ben böyle olmalı mıyım yoksa hemen bu halet-i ruhiyeden sıyrılıp kurtulmak mı gerekir? Ben hep ilkini seçtim ve yapılmaması gerekenin o olduğunu bildiğim halde bunu yaptım. Bu da kişilik olarak adlandırılıyor ya da kişilik denilen şey bu olsa gerek diye düşünüyorum o anlarda.Kendime ya da etrafımdakilere bir yararı yok hatta zarar da veriyor ama pek elimde değil. İşte yine şizofrenik konuşmalarıma başladım. Hem elimde diyorum hem de elimde değil. Bunu seçtim diyorum sonra da bu beni seçti diyorum.Anlaşılan ben ne dediğimi bilmiyorum.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder